İMSAKİYE KONYA
Miladi | Hicri
İMSAK
--
GÜNEŞ
--
ÖĞLE
--
İKİNDİ
--
AKŞAM
--
YATSI
--
İFTARA KALAN
--:--:--
  • Haram olan bir fiilin işlenmesi, oruca zarar verir mi?

    Müslüman her zaman ve her yerde haramlardan sakınmalı, basta oruç olmak üzere ibadetle geçirilen Ramazan ayında ise daha da dikkatli davranmalıdır. Oruçlu kimsenin tüm günahlardan sakınarak oruç ibadetinin maksadına uygun hareket etmesi gerekir. Hz. Peygamber (s.a.s.) söyle buyurmaktadır: “Her kim yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi bırakmazsa, o kimsenin yemesini içmesini bırakmasına Allah’ın hiçbir ihtiyacı yoktur.” (Buhârî, Savm, 8).
    Oruçlu olan kimsenin yalan konuşmaktan ve yalanla is yapmaktan uzak durduğu gibi gıybet, kötü söz söylemek, kul hakki yemek, harama bakmak, kumar oynamak vb. yasak davranışlarda bulunmaktan da uzak durması gerekir.

  • Oruçlu kimse abdest alırken hata ile boğazına su kaçırırsa orucu bozulur mu?

    Orucun bozulması konusunda hata; abdest sırasında ağzını çalkalarken isteği dışında boğazına su kaçması örneğinde olduğu gibi, orucu bozan fiilin orucu bozma kastına dayalı olmayarak meydana gelmesidir. Orucu bozan fiilin hataen yapılması orucu bozar ve yalnızca kazayı gerektirir.

    Hataen boğaza su kaçması, oruçlu bulunulduğu hatırda değilken meydana gelirse, unutarak yapılmış hükmünü alır ve oruç bozulmaz (el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 222). Bir sahabe Resûlullah’a (sav), “Ey Allah’ın Resulü! Oruçlu iken unutarak yiyip içtim. Orucum bozuldu mu?” diye sormuş. Resûlullah (sav) da, “(Hayır bozulmadı) Allah seni yedirip içirdi.” (Ebû Dâvûd, Savm 39) cevabını vermiştir.

    Şafii mezhebine göre ise; abdest veya gusül alırken ağız ve buruna az miktarda alınan su, elde olmayarak boğazdan inerse oruç bozulmaz. Ancak serinlemek veya suyla oynamak ya da abdest ve gusülde gereğinden fazla abartılı bir şekilde ağza ve buruna su almak gibi meşru olmayan bir sebeple su boğazdan aşağı inerse oruç bozulur. Çünkü bu durumda oruçlu kişi kendisine emredilmeyen bir isi yapmıştır (Sirbînî, Mugni’l-muhtâc, I, 629-630).

  • Diş fırçalamak orucu bozar mi?

    Boğaza su kaçırmadan ağzı su ile çalkalamak orucu bozmadığı gibi diş fırçalamakla da oruç bozulmaz (el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 220). Bununla birlikte, diş macununun veya suyun boğaza kaçması hâlinde oruç bozulur. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsaktan önce ve iftardan sonra fırçalanması, oruçluyken fırçalanacaksa macun kullanılmaması uygun olur.

  • Merhem ve ilaçlı bant kullanmak orucu bozar mı?

    Deri üzerindeki gözenekler ve deri altındaki kılcal damarlar yoluyla vücuda sürülen yağ, merhem ve benzeri şeyler emilerek kana karışmaktadır. Ancak cildin bu emişi, çok az ve yavaş olmaktadır. Diğer taraftan bu işlem, yeme içme anlamına da gelmemektedir. Bu itibarla, deri üzerine sürülen merhem, yapıştırılan ilaçlı bantlar orucu bozmaz (DIYK 22. 09. 2005 tarihli karar; bkz. Mergînânî, el-Hidâye, II, 263-264; Kâsânî, Bedâî’, II, 98; Ibn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 366, 367).

  • Diyaliz uygulamalarında oruç bozulur mu?

    Böbrek yetmezliği hastalarına uygulanan diyaliz, periton diyalizi, hemodiyaliz olmak üzere iki çeşittir.

    Periton diyalizi, karin boşluğuna verilen özel bir solüsyon aracılığı ile hastanın kendi karın zarı kullanılarak kanın zararlı maddelerden arındırılması ve sıvı dengesinin sağlanması işlemidir. Hemodiyaliz ise, kanın vücut dışında bir makine yardımı ile temizlenip vücuda geri verilmesi işlemidir. Kan bir iğne aracılığı ile hastanın kolundan alınır. Hemodiyaliz makinesi, diyalizör denen bir filtreden kani sürekli geçirerek zararlı maddeleri ve fazla suyu filtre eder. Filtre edilen temiz kan ikinci bir iğne ile hastanın damarına geri verilir. Bu işlem yapılırken bazen, gıda içerikli sıvı verilmesi gerekmektedir.

    Buna göre hastaya herhangi bir sıvı maddesi verilmeden gerçekleştirilen hemodiyalizde oruç bozulmaz. Diğer diyaliz çeşitlerinde ise, vücuda gıda içerikli sıvı verildiği için oruç bozulur (DIYK 22. 09. 2005 tarihli karar; bkz. Mergînânî, el-Hidâye, II, 263-264; Kâsânî, Bedâî’, II, 98).

  • Nikotin bandı orucu bozar mi?

    Nikotin bandı orucu bozmaz. Kural olarak orucu bozan şeyler, vücuda normal yollarla giren maddeler ve cinsel ilişkidir. Vücuda sürülen yağ, merhem gibi maddeler, deri üzerindeki gözenekler ve deri altındaki kılcal damarlar yoluyla emilerek kana karışmaktadır. Ancak cildin bu emişi, çok az ve yavaş olmaktadır. Diğer taraftan bu işlem yeme, içme ve beslenme anlamına da gelmemektedir (Bak. Mergînânî, el-Hidâye, II, 263-264; Kâsânî, Bedâî’, II, 98; Ibn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 366-367).

  • Orucu bozan şeyler nelerdir?

    Orucun temel unsuru, yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak, nefsi bunlardan mahrum bırakmak olduğu için, oruçlu iken bunlar ve bu anlama gelecek davranışlar orucu bozar. Yemek ve içmek, yenilip içilmesi mûtat olan her şeyi kapsamı içine alır. Sigara, nargile gibi keyif veren tütün kökenli dumanlı maddeler ile uyuşturucular ve tiryakilik gereği alınan tüm maddeler oruç yasakları kapsamına girer (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 386-387). Her ne sebeple olursa olsun, ağızdan alınan ilaçlar da aynı hükme tabidir.

  • Eşlerin oruçlu iken ilişkilerinin sınırı ne olmalıdır?

    Oruçlu olan kimse orucu bozacak şeylerden kaçındığı gibi orucun sevabını azaltacak şüpheli durumlardan da kaçınmalıdır. Ramazanda oruçlu olduğunu bile bile cinsel ilişkide bulunmakla oruç bozulur, hem kaza ve hem de keffâret gerekir. (Buhârî, Savm, 30)

    Eşlerin birbirlerini öpmeleri veya sarılmalarıyla oruçları bozulmaz. Ancak bu durumda boşalma meydana gelirse oruç bozulur ve güne gün kaza gerekir (Merginânî, el-Hidâye, II, 256).

  • Oruçlu iken ihtilam olmanın veya cünüp olarak sabahlamanın hükmü nedir?

    Oruçlu iken rüyada ihtilam olmak orucu bozmaz, gusletmeyi geciktirerek cünüp olarak sabahlamak da oruca bir zarar vermez (el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 220). Ancak guslü sabah namazı vaktinin çıkmasına kadar ertelemek günahtır. Çünkü bu durumda namaz terk edilmiş olur (Ibn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 372). Nitekim Hz. Peygamberin (sav) Ramazan’da imsaktan sonra sabah namazı vakti içinde yıkandıkları bilinmektedir (Buhârî, Savm, 25).

  • Ağız kokusunu önlemek için ağız spreyi kullanmak veya sakız çiğnemek oruca zarar verir mi?

    Ağız ve burundan alınıp mideye ulasan her şey orucu bozar. Bu itibarla, ağız kokusunu önlemek veya diş ağrısını gidermek maksadı ile ağza sıkılan sprey ve benzeri maddeler yutulur da mideye ulaşırsa orucu bozar, yutulmazsa bozmaz.

    Günümüzde üretilen sakızlarda, ağızda çözülen katkı maddeleri bulunduğundan, ne kadar dikkat edilirse edilsin bunların yutulmasından kaçınmak mümkün değildir. Bu sebeple bu tür sakız çiğnemek orucu bozar (Ibn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 395, 396). Öte yandan, hangi sakızın orucu bozmayan türden olduğu bilinemeyeceğinden oruçlu iken sakız çiğnemekten sakınılmalıdır.

  • Ramazan veya kaza orucu tutuyordum unuttum ve su içtim. Orucum bozuldu mu? Bozulduysa kazanin da kazasi gerekir mi?

    Ramazan orucu:

    -Eğer Kasten (amden) yenilir/içilirse ve niyeti de imsaktan önce yapıldı ise Keffaret ve kaza gerekir.
    -Eğer Hataen (tam farkında olmadan) yenir/içilirse oruca devam edilir ve ilerde gününe gün kaza edilir. Örnek; abdest alırken yanlışlıkla boğaza su kaçması gibi.

    -Eğer Unutarak (nisyanen) yenilir/içilirse oruca devam edilir. Keffaret de, kaza da gerekmez.
    -Ramazan dışında tutulan hiçbir oruca, kasten, yenilmesi/içilmesi halinde asla keffaret gerekmez.

    -Hiçbir oruç unutularak yeme/içmeyle bozulmaz. (Kaza orucu da bozulmaz)

    -Eğer kaza orucunun bozulduğu zannedilip yenilip, içilirse veya ay hali olunursa veya kasten bozulursa yeniden gününe gün sayısınca kaza edilir.

    Kazaya kaza eklenerek bir günlük kaza, ikiye, üçe... çıkmaz.

  • Ramazan ayında tutamadığım oruçlarımın fidyesini verecek maddi gücüm yoktur. Ne yapmalıyım?

    Ramazan’da orucunu tutamayan başka günlerde kaza eder. Kaza edebilecek birinin *fidye* vermesi gerekmez. Verirse sadakaya dönüşür. Ancak bundan sonraki hayatinin hiçbir döneminde oruç tutamayacak olanın eğer maddi durumu müsaitse her gün için bir fidye (bir fitre miktarıdır) fakirlere verir. Bu fidyeyi Ramazandan sonra da verebilir. Durumu iyi değilse fidye vermez. İlerde zengin olursa o zaman öder. Eğer maddi durumu iyileşmez de fidye ödeyemeden vefat ederse bundan sorumlu da tutulmaz. Böyle kişi elinden geldiğince Allah'a (cc) dua ve istiğfar eder.

  • Ramazan orucunu veya diğer günlerin orucunu tutan bir hanım iftar öncesinde ay hali olursa, orucu bozmalı mıdır yoksa devam mı etmelidir?

    Bozmalıdır. Ay hali (hayiz) olanın iftar vaktine kadar oruçlu gibi hareket ederek yiyip-içmemesi doğru değildir. Bu bütün oruç çeşitleri için geçerlidir. Namaz ibadetinde de durum aynıdır. Namazda birisinin abdesti bozulsa namaza devam edemez. Gider abdest alır ve namazı kılar. Oruç tutarken ayhali olan hanımda bir şeyler yer ve temizlenince ilerde orucunu kaza eder.
    Tam tersi olsa ay hali günün ortasında kesilse bir şey yememeye çalışmalıdır. Yese de bir şey gerekmez. O günün de orucunu kaza eder.

     

  • Ramazan orucunun hepsine veya teravih namazının hepsine bir niyet yapsak yeterli midir?

    Ramazan orucuna niyeti kalben yapmak kâfidir. Sahura kalkmak da bir niyettir. Dil ile söylemek daha faziletlidir. Ramazan orucunun her gününe ayrı ayrı niyet etmek farzdır. Yarın ki orucun niyeti, günesin batmasıyla baslar kaba kuşluğa yani yaklaşık öğlen namazına bir saat kalıncaya kadar devam eder. Tabi ki imsaktan bu vakte kadar yeme-içme vs. olmamalıdır. Akşam namazı vaktinden önce ve kaba kuşluktan sonra Ramazan orucuna niyet geçerli olmaz. Niyetin en güzeli; “niyet ettim yârinki Ramazan-i Şerif orucunu tutmaya“ demektir.
    Teravih namazına tek niyet yeterlidir. Selamlardan sonra yeme, içme veya konuşma gibi hareketler olmadıkça 20 rekâta bir niyet kâfidir. Bütün namazlara niyette rekât sayısını söylemek gerekmez.

  • Kusmakla oruç bozulur mu?

    Kendiliğinden kusmakla oruç bozulmaz. Ancak kişinin kendi isteği ve müdahalesiyle meydana gelen kusma, ”ağız dolusu” olması hâlinde, orucu bozar.

     

  • Teravih namazının vakti ne zamandır? Yatsı namazı kılmadan önce Teravih kılınsa geçerli olur mu?

    Teravih ve vitir namazının vakti, yatsı namazının vaktidir. Ancak hem Teravih hem de vitir namazı, yatsı namazının farzından sonra kılınır. Bu itibarla yatsı namazının farzını kılmadan vitir ve Teravih namazı kılınır ise vitir ve Teravihin yeniden kılınması gerekir. Eğer vakit çıkmış ise; Teravihin kazası gerekmez, vitrin kazası gerekir (İbn Hümam, Fethu'l-Kadir, I, 469; Kasani, Bedaiu's-sanai', I, 290).

  • Hangi şeyler orucu bozup sadece kazayı gerektirir?

    Yolculuk, hastalık, ileri derecede yaşlılık gibi meşru bir mazerete dayalı olarak bozulan orucun, sadece kaza edilmesi gerekir. Ayrıca, kasıt olmaksızın yemek-içmek; beslenme amacı ve anlamı taşımayan, yenilip içilmesi mutat olmayan veya insan tabiatının meyletmediği şeylerin yenilip içilmesi orucu bozar ve sadece kazasını gerektirir. Ramazanda bir mazeret olmaksızın tutulmayan oruçlar, gününe gün kaza edilir. Ancak mazeretsiz olarak Ramazan orucunu tutmamak büyük günah olup, ayrıca bundan dolayı tövbe ve istiğfarda bulunmak gerekir. Ramazan ayı günahların affı için bir fırsattır. Diğer günlerde tutulan oruç, kıymet itibariyle Ramazanda tutulan orucun yerini tutamaz.

  • Sahurda ezan bitene kadar yemek yenilebilir mi?

    Imsak vakti ezan ile degil, tan yerinin agarmasi ile baslar. Bu sebeple ezan okunsun okunmasin imsak vaktinin baslamasi ile yeme içmeye son vermek gerekir. Ezanin imsak vaktinden önce okunmasi, ezanla birlikte oruca baslamayi zorunlu kilmadigi gibi, ezanin geç okunmasi hâlinde de imsak vaktinin girmesinden sonra yiyip içmek mübah olmaz.

  • Oruçlu kimse abdest alırken hataen boğazına su kaçırsa orucu bozulur mu?

    Orucun bozulması konusunda hata; abdest sırasında ağzını çalkalarken isteği dışında boğazına su kaçması örneğinde olduğu gibi, orucu bozan fiilin orucu bozma kastına dayalı olmayarak meydana gelmesidir. Orucu bozan fiilin hataen yapılması orucu bozar ve yalnızca kazayı gerektirir. Hataen boğaza su kaçması, oruçlu bulunulduğu hatırda değilken meydana gelirse, unutarak yapılmış hükmünü alır ve oruç bozulmaz.
    Bir sahabe Resûlullah'a (sav);
    “Ey Allah’ın Resulü! Oruçlu iken unutarak yiyip içtim. Orucum bozuldu mu?” diye sormuş. Resulullah (sav) da, “(Hayır bozulmadı) sana Allah yedirip içirdi.”(Ebû Dâvûd, Savm 39) cevabini vermiştir. Şâfiî mezhebine göre orucu bozan bir isi; gerek hataen, gerek unutarak yapmakla oruç bozulmaz.

     

  • Hangi hallerde Ramazan ayında oruç tutulmayabilir?

    İslam dini, kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Aşağıdaki mazeretlere sahip kimselerin Ramazanda oruç tutmakla yükümlü olmayıp daha sonra kaza etmelerine veya yerine fidye vermelerine ruhsat tanınmıştır:

    a) Yolculuk:
    Yolculuk, Ramazan ayında oruç tutmamak için ruhsat olarak kabul edilmiştir. Yolculuk esnasında tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilir. Kur'an'da “Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendisinedir. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha iyidir.” buyurulmaktadır. (Bakara, 2/183-184). Geceden oruç tutmaya niyetlenip de gündüzleyin yolculuğa çıkmak zorunda olan kimse yolculukta zorluk çekerse, daha sonra kaza etmek üzere orucunu bozabilir. Ancak orucunu tamamlaması daha uygundur. Hz. Peygamber, Mekke'nin fethi için sefere çıktığında oruçlu iken, Kedîd denilen yere varınca orucunu bozmuştur. (Buhârî, “Savm”, 34; Müslim, “Siyam”, 15). Bu uygulama, sefere çıkınca orucun bozulabileceğini göstermektedir.

    b) Hastalık:
    Oruç tuttuğu zaman hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edilen kimse ile, hastalığı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan kişilerin Ramazan ayında oruç tutmayıp, iyileştikten sonra bunları kaza etmelerine izin verilmiştir. Yukarıda zikredilen âyet buna işaret etmektedir. Uzman bir hekim tarafından oruç tutması hâlinde hasta olacağı bildirilen kimse de hasta hükmündedir.

    c) Hamilelik ve çocuk emzirme:
    Oruç tutmaları kendilerine veya çocuklarına zarar vermesi hâlinde, hamile kadınlar oruçlarını tutmayabilirler. Emzikli kadınlar da, sütlerinin kesilmesi ve çocuklarının zarar görebileceği durumlarda oruç tutmayabilirler. Hz. Peygamber buna müsaade etmiştir (Nesâî, “Siyam”, 50-51).

    d) Zor ve meşakkatli işlerde çalışmak:
    Oruç tuttuğu takdirde sağlığına bir zarar gelmesinden korkan kimse, orucunu tutmayabilir. Bu durumda olanlar, izinli olduğu günler veya uygun zamanlarda tutamadıkları oruçları kaza ederler. Bir zorunluluk olarak ağır işlerde çalışmak zorunda olan kişiler, oruçlu olarak çalıştıkları takdirde sağlıkları risk altında kalacaksa, Ramazan ayında tutamadıkları oruçlarını uygun bir zamanda kaza ederler.

    e) Yaşlılık:
    Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimseler, oruç yerine fidye verebilirler. Bakara sûresinin 184. âyetinde, bu şekilde olup da oruca güç yetiremeyenlerin, oruç tutmayıp fidye vermeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. İyileşme umudu olmayan hastalar da aynı hükme tabidir.

  • Oruca niyet nasil yapilir?

    Niyet, ibadetlerin kabulünün ön sartidir. Niyetsiz yapilan amel ibadet degeri kazanmaz. Niyetin asil gerçeklestigi yer kalptir. Bu da yapilacak ibadete baslama sirasinda o ibadetin bilincinde olmakla gerçeklesir. Niyetin dil ile söylenmesi, kalben yapilan niyetin disa vurulmasindan ibaret olup, menduptur. Buna göre her ibadette oldugu gibi oruçta da kalben niyet etmek yeterlidir. Oruç için niyetin vakti, aksam namazi vaktinin girmesiyle birlikte baslar. Oruç için sahura kalkilmasi fiili bir niyettir. Kisi sahura kalkmamis olsa bile sabah bu bilinç içinde ise niyetli sayilir. Ramazan orucu ile günü belirlenmis adak orucu ve nafile oruçlarda niyet etme zamani, ögle namazina yaklasik bir saat kalana kadar devam eder. Bunlarin disindaki, kefaret, kaza, günü belirlenmemis adak oruçlarinda ise ”imsak”tan önce niyet edilmesi gerekir.

  • Kadinlar teravih namazini camide kilabilirler mi?

    Hz. Peygamber (s.a.s.), kadinlarin mescide gelebileceklerini, ancak evdeki ibadetlerinin daha üstün oldugunu çesitli vesilelerle dile getirmis ve söyle buyurmustur: “Kadinlarin mescidlere gitmesine engel olmayin. Fakat evleri onlar için daha hayirlidir" (Müslim, “Salat", 134-137).

    Hz. Peygamber, mescide gitmelerine izin verdigi, hatta tesvik ettigi (Buhari, “Ideyn", 15-21; Müslim, “Salatü'l-'ideyn", 1-3, 10-12). kadinlarin, dikkat çekecek sekilde giyinmelerini (Müslim, “Libas", 34) ve koku sürünmelerini yasaklamis ve söyle buyurmustur: “Kadinlar cemaate katilmak istedikleri zaman, koku sürünmesinler" (Müslim, “Salat", 141-142).

    Kadinlar için farz namazlari evlerinde kilmalari daha faziletli ise de, camide münferit olarak veya cemaatle kilmalarinda bir sakinca yoktur. Ancak güvenlik sorunu varsa veya fitne söz konusu ise ihtiyatli olunmalidir. Nitekim geçmis kaynaklarda konu tartisilirken bu merkezde ele alinmistir (Bkz. Zeyla'i, Tebyinü'l-Hakaik, Kahire, 1313, I, 139, 168; Ibn Nüceym, el-Bahru'r-raik, Daru'l-Marife, Beyrut, ts. , I, 380).

    Cemaatle kilinmasi maruf ve meshur bir uygulama olan Teravih namazinda, fitneye neden olacak herhangi bir durum olmamasi halinde cemaat tercih edilebilir.

  • Oruç tutmayan kimse Teravih namazi kilabilir mi?

    Teravih namazi Ramazan ayina ait bir sünnetidir, oruçla dogrudan iliskisi yoktur. Bu nedenle, mazeretli ya da mazeretsiz oruç tutmayan kisiler için de Teravih namazi kilmak sünnet-i müekkededir (Tahtavi, Hasiye ala Meraki'l-Felah, 227).

  • Unutarak yemek, içmek orucu bozar mi?

    Unutarak yemek, içmek orucu bozmaz. Peygamber Efendimiz, ”Bir kimse oruçlu oldugunu unutarak yer, içerse orucunu tamamlasin, bozmasin. Çünkü onu, Allâh yedirmis, içirmistir” buyurmustur (Buhari, ”Savm”, 26). Unutarak yiyen içen kisi, oruçlu oldugunu hatirlarsa hemen agzindakileri çikarip agzini yikar ve orucuna devam eder Oruçlu oldugunu hatirladiktan sonra yeme-içmeye devam eden kisinin orucu bozulur, kaza edilmesi gerekir.

  • Ramazan orucu kimlere farzdir?

    Akilli, ergenlik çagina ulasmis ve oruç tutmasina engel bir mazereti olmayan her Müslüman'in Ramazan orucunu tutmasi farzdir.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK kapsamında toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Veri Politikamızı / Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.