Günlük Virdimizi Secde Hâlinde Çekebilir miyiz?
Tarih:7.11.2026
Okunma Sayısı:290
Günlük Virdimizi Secde Hâlinde Çekebilir miyiz?

Secde hâlinde Allahü Teâlâ’ya dua edilebilir, zikir yapılabilir, tesbihat ve salavat-ı şerife getirilebilir. Namazda secdeye vardığımızda nasıl “Sübhâne Rabbiye’l-A‘lâ” diyerek Rabbimizi tesbih ediyorsak, secde hâlinde Allahü Teâlâ’ya çeşitli dualarla niyazda da bulunabiliriz. Bunda bir sakınca yoktur.

Nitekim Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

“Kulun Rabbine en yakın olduğu hâl, secde hâlidir. Öyleyse secdede duayı çok yapınız.”[1]

Yine Abdullah İbn Abbas (radıyallahu anh) şöyle rivayet etmektedir. Resûlullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurmuştur:

“Dikkat edin! Rükû ve secde hâlinde Kur’an okumaktan nehyedildim. Rükûda Rabbimizi yüceltiniz. Secdede ise duaya gayret ediniz. Çünkü yaptığınız duaların kabul edilmesi umulur.”[2]

Bu hadislerden anlıyoruz ki secde, kulun Rabbine niyazda bulunması, dua etmesi ve O'na yönelmesi bakımından çok kıymetli bir hâldir.

Secde hâlinde “Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ seyyidinâ Muhammedin cemî'il enbiyâi ve'l-mürselîne ve sahbihî ve sellim” diyerek salavat-ı şerife getirmek de mümkündür. Çünkü burada bütün niyazımız Allahü Teâlâ'yadır. “Allahümme” dediğimizde “Ey Allah'ım!” diye Rabbimize sesleniyor, Peygamber Efendimiz'e salât ve selâm etmesini Allahü Teâlâ'dan niyaz ediyoruz. Dolayısıyla salavat-ı şerife de Allahü Teâlâ'ya yapılan bir dua, bir iltica mahiyetindedir.

Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyrulmaktadır:

“Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.”[3]

Ancak burada günlük virdimizi çekmek ile secde hâlinde dua ve zikirde bulunmayı birbirinden ayırmak gerekir.

Günlük virdimizi secde hâlinde çekmek, yolumuzun usul ve erkânında bulunan bir uygulama değildir. Bizim yolumuzda belirlenmiş olan virdin kendine ait bir adabı ve usulü vardır. Usulü olmayan bir uygulamayı kendiliğimizden ibadet şekline dönüştürmemiz uygun değildir. Çünkü usul kaybeden, vusulü kaybeder.

Dolayısıyla secde hâlinde Rabbimize dua edebilir, tesbih ve salavat getirebiliriz. Fakat günlük virdimizi yolumuzun belirlediği usul ve erkân üzere çekmemiz gerekir.

Unutmayalım ki tasavvuf yolunda yalnızca yapılan zikir değil, o zikrin hangi usul ve edeple yapıldığı da önemlidir.

 

[1] Sahih-i Müslim, Kitâbü’s-Salât, 482.

[2] Sahih-i Müslim, Kitâbü’s-Salât, 479.

[3] Ahzâb Suresi, 33/56

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK kapsamında toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Veri Politikamızı / Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.