SORULAN SORU

Bir Hadisi şerifte Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyor ki; “Ne kadar fena gibi görünen işler vardır ki uğurludur. Ne kadar güzel işler vardır ki sonu uğursuzdur.” Hadisi şerifini açıklar mısınız?

CEVAP


Bu âlemin gerçek sahibi, mâliki, mutasarrıfı [1] ve yaratıcısı Allah Teâlâ'dır. Bu âlemde hayır olsun şer olsun her şey, Allah Teâlâ’nın ilmi, iradesi, kudreti ve yaratmasıyla meydana gelir. Bir işin sonucunun hayır veyahut ta şer olduğunu bilende Allahu Teâlâ’dır.

Bize göre şer olan bir şey sonucu bizim açımızdan yada toplum açısından hayırlı yada yararlı olabilir. Aynı şekilde hayırlı görülen bir şeyde sonucu şer olabilir. Biz kul olarak bilemeyiz. Allah Bilir;

Allahu Teala Ayeti Kerimesinde;

"Bazen hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlı olur. Kimi zaman da sevip arzu ettiğiniz bir şey sizin için şerli olabilir. Netice itibarıyla neyin hayır ve neyin şer getireceğini sadece Allah bilir, siz bilmezsiniz." [2]

“Kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki, sizin hoşlanmadığınız bir şeyde Allah, birçok hayırlar takdir etmiş olur.” [3] buyurmuştur.

Ayeti kerimelerinden anlaşılacağı üzere bazen şer zannettiğimiz şeylerin hayır olabileceğini, hayır zannettiğimiz şeylerin şer olabileceğini açık bir şekilde bize haber verilmiştir. Bizim kul olarak bir şeyi kötü görmemiz, ya da bir şeyden hoşlanmamamız onu hoşlanılmayacak kötü bir şey olması anlamına gelmez. Hoşlanmadığımız şeyler genelde meşakkatli bulunan, yapmakla mükellef olduğumuz nefsimize ağır gelen şeylerdir. Bu ayetlerin Peygamber Efendimiz tarafından yansıması işte bu hadisi şeriftir.

Bizler nefsimizi terbiye edemediğimiz sürece doğruyu yanlışı, hayrı ve şeri ayırt edemeyiz. Çünkü duygularımızın üstünde nefsin etkisi, şeytanın dahli vardır. Hoşlanıp, hoşlanmamak şartlara göre vücuda gelen bir histir. Nefsin ve şeytanın etki ettiği bir işte hislerine dayanarak iyilik-kötülük, hayır-şer yada fayda ve zararın tespit edilmesi çok zordur.

Nefsin hoşlandığı şeyler genelde nehyedilen şeylerdir. Şunu unutmamak gerekir; dini ve dünyevi açıdan neyin hayırlı olduğunu ancak Allah bilir. Buna göre bir şeyin yapılmasını yada yapılmamasını emreder. Nefsimizin hevası ve dünya muhabbeti sebebiyle hicap [4] içinde olduğumuz için birçok hayır ve ulvi, ruhani lezzetlerin bulunduğu bazı şeyleri, hayrınıza olmasına rağmen kötü görmüş olabiliriz.” Halbuki ondaki hayrı bilebilseydik, edebi lezzetler ve hayırlar uğruna, gelip geçici sıkıntıları küçük ve önemsiz addederdik. Yine öyle şeyler olur ki cismani ve nefsani lezzetlerden “ bir şey hoşumuza gider fakat o şey bizim için bir şer olabilir.” İşte Basit lezzetler uğruna ruhani lezzetlerden mahrum kalmış olabiliriz. [5]

Şems-i Tebrizi Hz.lerinin dediği gibi

 “Olmadı diye sızlandığın duaya, gün gelir olmadı diye şükredersin.”

Peygamber (sav) Efendimiz bir hadisi kutside;

“Allah Teâlâ Hazretleri şöyle buyuruyor: Benim kulumla maiyyet ve muamelem, onun Benim hakkımdaki düşüncesine bağlıdır (Ona rahmetimle muamelede bulunacağımı umarsa onu bulur).” [6]

Allah (cc), bizim hakkımızda hayır murat ettiğine ve bizim de Allah hakkında iyi düşünceler içinde olmamız gerektiğine göre, meydana gelen hadiselerin ekşi olan dış yönüne bakarak olumsuz düşünüp hayatımızı karartmaktansa, her hadisenin iyi yönlerine bakıp, güzel düşünüp ömrümüzü hep güzellikler içerisinde geçiririz. 

Dolayısıyla kötü gibi görünen her hadisenin hayır tarafını araştırmamız, nefsimizi sorgulamamız, istiğfar etmemiz, yapılan hataları tespit ederek gelecekte aynı hatalara düşmemeye çalışmamız, her mümine yakışan bir davranış olacaktır.

Günümüzde yapılan yanlışlardan bir tanesi kişinin bir haram işleyip daha sonrasında bundan bir hayır vardır demesidir. Bir insan açıkça Allah’ın emirlerine bile bile karşı gelip bunda bir hayır vardı demesi abesle iştigaldir. İnsan Rabb’inden hayırlı şeyleri istediği gibi zina, hırsızlık, adam öldürme vs. gibi bizatihi şer işlere ulaşmayı da kendisine kolaylaştırmasını isteyebilmektedir. Allah’ın emir ve yasakları bellidir. Buna karşı gelmenin bir hayrı olamaz.

Ayeti kerimede Allahu Teala şöyle buyurmaktadır;

“ İnsan Hayra dua eder gibi şerre dua eder. İnsan çok acelecidir.” [7]

 


[1] Bir şeyi elinde bulunduran ve o şey üzerinde kullanma hakkı bulunan.

[2] (Bakara, 2/216)  

[3] Nisa Suresi 19

[4] utanç, utanma, sıkılma

[5] Ruhul Beyan Tefsiri Cüz 2 Sayfa 303

[6] Buhârî, Tevhîd 15; Müslim, Zikir 2, 19

[7] İsra Suresi 11





Okunma Sayısı :1448

Yorumlar
Bu soruya ait yorum bulunmamaktadır.
Bir Yorum Yazın
Adı Soyadı *
E-Posta *
Yorum *