SORULAN SORU

Günlük Kıldığımız Beş Vakit Namaz Dışında Kılınması Sünnet Olan Nafile Namazlar ve Faziletleri Nelerdir?

CEVAP

İnsan farz namazlarla belli bir ölçüde Allah’a (cc) yaklaşır. Nafile namazlarla da Allah-ü Teâlâ Hazretlerine yakınlığımız ziyadeleşir. Farzlarda eksiği ve kusuru olan insanın, nafilelerle onları telafi etme fırsatı olduğu için,  nafile namazlar çok önemlidir.

 

Ebu Hureyre’nin (ra) rivayet ettiği bir hadis-i kutside Rasulullah (sav) Efendimiz diyorlar ki:

 

Allah-ü Teâlâ:

 

“Bir de, kulum nafileler ile Bana yaklaşır ha yaklaşır ve nihayet öyle bir hâle gelir ki artık Ben onu severim. Onu sevince de, onun işiten kulağı, gören gözü, tutup yakalayan eli olurum (Yani; onun işitmesi, görmesi, tutması, yürümesi doğrudan doğruya meşîet-i hassa dairesinde cereyan etmeye başlar.) Böylesi bir kul Benden bir şey isterse istediğini muhakkak ona veririm. Bana sığınırsa onu hıfz ve sıyanetim (korumam) altına alırım” buyurmuştur.

 

Şimdide bizleri Allah’a (cc) yaklaştıracak nafile namazlara değinelim.

 

Sabah namazını kıldıktan sonra kerahet vakti çıkıncaya kadar Allah’ı (cc) zikredelim. Güneş doğduktan kırk beş dakika sonra işrah namazını kılalım.

 

Peygamber Efendimiz (sav) buyururlar ki;

 

“Her kim ki cemaatle sabah namazını kılar. Namazdan sonra güneş doğuncaya kadar (cemaatle veya tek olarak) zikrullah yapar. Bundan sonra da iki rekât namaz kılarsa; onun için tam bir hac ve umre sevabı vardır! Tam bir hac ve umre sevabı vardır! Tam bir hac ve umre sevabı vardır!

 

Güneş doğup bir miktar yükseldikten sonra öğle namazına kadarki süre içinde kalan zamanda duha namazını kılalım.

 

Rasulullah (sav) Efendimiz bu namaz hakkında:

 

Duha namazına ancak evvab (kendini Allah’a (cc) adayan) kişi devam eder”  buyurmuştur.

 

Öğle namazının son iki rekât sünnetini dört rekât olarak kılalım. Çünkü öğle ve yatsı namazının son sünnetlerini iki rekâttan dört rekâta tamamlamak müstehaptır.

 

Rasulullah (sav) Efendimiz bu namazın ehemmiyetine temas ederek:

 

Kim Öğleden önce dört, öğleden sonra da dört rekât namaza devam ederse Allah (cc) muhakkak onu ateşe haram kılar”, buyurmuştur.

 

Akşam namazından sonra altı rekât evvabin namazına devam ederek, Allah Rasulü’nün müjdelemiş olduğu aşağıdaki hadisi şerifin sırrına mazhar olalım.

 

“Kim akşam namazından sonra altı rekât namaz kılarsa denizköpüğü kadar olsa bile günahları bağışlanır.”

 

Yatsı namazının son iki rekât sünnetini dört rekât olarak kılalım. Zira yatsı namazının son iki rekâtını dörde tamamlamak müstehaptır.  

 

Cenab-ı Peygamber Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz bu namazın faziletini beyan ederek:

 

“Öğlenin farzından önce kılınan dört rekât, yatsının farzından sonra kılınan dört rekât namaz gibidir. Yatsıdan sonra kılınan dört rekât namaz, Kadir Gecesi’nde kılınan dört rekât namaz sevabına eşittir”, buyurmuştur.

 

Geceleyin kalkarak Teheccüd namazını eda edelim. Teheccüd namazının ardından sabah namazına kadar zikrullah ile meşgul olalım.

 

“Gece namazı kılmalısınız. Çünkü bu sizden önceki salihlerin âdetidir. Zira gece namazı kişiyi Allah’a (cc) yaklaştırır, günahlardan alıkor. Kötülüklere kefarettir. Bedenden hastalıkları giderir”, hadisini unutmayalım.

 

Bu namazlar hariç bir de özel durumlarda kılınan nafile namazlar vardır. Şöyle ki:

 

Asr-ı Saâdet döneminde güneş tutulması vaki olmuştur. Hazreti Aişe Validemiz bu hadise esnasında vukuu bulan durumu şöyle nakletmişlerdir:

 

Peygamberimiz Efendimiz (sav) zamanında güneş tutulmuştu. Hemen kalkıp halka namaz kıldırdı. Namazda kıraati uzun tuttu. Sonra rükûya gitti. Rükûyu da uzun tuttu. Sonra başını kaldırdı. Bu sırada da uzun okudu. Ancak bu okuyuşu öncekinden daha kısa idi. Sonra tekrar rükû yaptı ve rükûyu uzattı. Ancak önceki rükûdan kısa idi. Sonra başını kaldırdı. Sonra iki secde yaptı. Sonra kalkıp birinci rekâtta yaptıklarını aynen yaptı. Sonra selam verdi.

 

Güneş açıldıktan sonra yerinden kalkıp, hitaben şöyle buyurdu:

 

“Bilesiniz ki güneş ve ay bir kimsenin ölümü veya hayatı için tutulmaz. Onlar Allah’ın ayetlerinden iki ayettir. Kullarına gösterir. Bunların tutulduğunu görünce namaza koşun.”

 

ibn-i Mes’ud, Ibn-i Ömer, Sümre ve Ebu Musa el- Eşari (ra)’den:

 

“Güneş tutulmasında, Rasulullah (sav) diğer namazlarımız gibi bize iki rekât namaz kıldırdı ve cehren (açıktan) okumadı.” dediler.

 

Bu rivayetlerden anlamaktayız ki güneş ve ay tutulması, Allah’ın varlığının ve kudret sahibi olduğunun delili ve ispatıdır. Burada yapılacak iş, bazı insanların yaptığı gibi güneş tutulduğunda içki içip dans etmek değil; namazla, taatle, dualarla, zikir ve tesbihatlarla af ve mağfiret dileyerek “Allah’a” sığınmaktır.

 

Yolculuğa çıkmadan önce iki rekât namaz kılınmalıdır. Keza bir Müslüman’ın yola çıkacağı zaman ya da yoldan döndüğünde iki rekât namaz kılması menduptur.

 

Hazreti Peygamber yolculuktan gündüz kuşluk vakti döner, Mescid-i Nebevî'ye giderek iki rekât namaz kılar, orada bir süre otururdu.

 

Bir camiye girdiğiniz zaman da iki rekât tahiyyat-ül mescit namazı kılmalısınız.

 

Tahiyye, selam vermek anlamına gelir. Tahiyyet-ül mescitte; mescide selâm vermek demektir. Mescide ilk giren kimsenin, Mescidin Rabb’ine selâm vermesi ve O'nu yüceltmek amacıyla iki rekât namaz kılması menduptur.

 

Rasulullah Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz şöyle buyurmuştur:

 

“Sizden her kim mescide girerse; iki rekât namaz kılmadan oturmasın.”




Okunma Sayısı :2275

Yorumlar
Hüseyin Turhan

ALLAH CC razı olsun. Bütün bilgileri sade ve yalın bir şekilde 7 sinden 70 sine kadar herkesin anlayacağı bi üslupla anlatıldığı için çok memnunuz teşekkür ederim

Bir Yorum Yazın
Adı Soyadı *
E-Posta *
Yorum *