|
KİTAPLARA IMAN
Ehl-i sünnet ve'l-cemaat yüce Allah'in emir,
yasak, vaad ve tehditlerini, Allah'in kullarindan istedikleri
seyleri ihtiva eden ve içlerinde hidayet ve nur bulunan bazi
kitablari rasüllerine indirmis olduguna kesinlikle iman
ederler. Nitekim yüce Allah söyle buyurmaktadir:
"O peygamber kendisine Rabbinden
indirilene iman etti, mü'minler de. Onlarin herbiri Allah'a,
O'nun meleklerine, kitablarina, peygamberlerine inandi."
(el-Bakara, 2/285)
Yüce Allah'in kitaplarini resullerine
insanlari hidayete iletmek için indirmis olduguna da inanirlar.
Iste yüce Allah söyle buyurmaktadir: "Elif. Lam. Râ. Bu
insanlari Rablerinin izniyle, karanliklardan nura, yegâne galib,
hamde layik olan (Allah)in yoluna çikarman için sana
indirdigimiz bir kitabtir." (Ibrahim, 14/1) Bu kitablar
ise Kur'an, Tevrat, Incil, Zebur, Ibrahim ve Musa'ya verilen
sahifelerdir. Bunlarin en büyükleri ise Tevrat, Incil ve
Kur'an'dir. Üçünün en büyügü onlarin neshedicisi ve en
faziletlileri ise Kur'an-i Kerîm'dir. Kur'an disindaki diger
kitaplari yüce Allah indirdiginde onlari korumayi tekeffül
etmemistir. Onlari korumayi insanlardan istemistir. Fakat onlar
bu kitablari koruyamadilar, bunlara hakkiyla riayet edemediler.
O bakimdan bu kitablarda birtakim degisiklikler ve degistirmeler
olmustur.
Kur'an-i Kerim âlemlerin Rabbinin kelami,
O'nun apaçik kitabi, O'nun sapasaglam ipidir. Allah, ulu Resulü
Abdullah'in oglu Muhammed sallallabu aleyhi ve sellem'e ümmete
bir anayasa olsun, insanlari karanliklardan aydinliga çikarsin,
dogru yola ve sirat-i müstakim'e iletsin diye indirmistir. Yüce
Allah bu kitapta öncekilerin de, sonrakilerin de haberlerini,
göklerin ve yerin yaratilisini açikladigi gibi helal ve harami
etrafli bir sekilde beyan etmis, edeb, ahlakin esaslarini,
ibadet ve muamelata dair hükümleri, peygamberlerin ve Salih
kisilerin yasayislarini, müminlerle kafirlerin görecekleri
karsiliklari açiklamis, mü'minlerin yurdu olan cennetin
niteliklerini, kafirlerin yurdu olan cehennemin niteliklerini
belirtmistir. O bu kitabi kalblerde bulunan hastaliklara bir
sifa, her sey için bir açiklama, mü'minler için de bir hidayet
ve bir rahmet kilmistir.
Yüce Allah söyle buyurmaktadir: "Ve Biz
sana bu kitabi her seyi açiklayan bir bidayet, bir rahmet ve
Müslümanlara bir müjde olmak üzere kisim kisim indirdik." (en-Nahl,
16/89)
Bütün ümmetin bu kitaba uymalari, Peygamber
sallallabu aleyhi ve sellem'den sahih olarak gelmis olan sünnet
ile birlikte onun hükmünü kabul etmeleri gerekir. Çünkü yüce
Allah Resulünü hem bütün insanlara, hem de bütün cinlere
kendilerine indirilenleri açiklasin diye göndermistir. Yüce
Allah söyle buyurmaktadir:
"Insanlara kendilerine ne indirildigini
açiklayasin ve onlar da iyice düsünsünler diye sana da hu zikri
indirdik." (en-Nahl, 16/44) O bakimdan ehl-i sünnet ve'l-cemaat
Kur'an-i Kerim'in harf ve manalariyla Allah'in kelami olduguna,
O'ndan gelip O'na dönecegine, Allah tarafindan indirilmis olup,
mahlûk olmadigina, gerçek anlamiyla Allah'in kelami olduguna,
onu Cebrail'e ilka ettigine, Cebrail'in de bunu Muhammed -sallallahu
aleyhi ve sellem-'e indirdigine iman ederler. Bu kitabi hikmeti
sonsuz (Hakîm), her seyden haberdar (Habîr) olan yüce Allah
apaçik bir Arapça ile indirmis, bizlere herhangi bir süphe ya da
tereddüdün söz konusu olmayacagi bir sekilde tevatür yoluyla
nakledile gelmistir.
Yüce Allah söyle buyurmaktadir:
"Muhakkak bu âlemlerin Rabbinin indirdigidir. Onu Ruhu'l-Emin
indirdi. Uyaricilardan olasin diye kalbin üzere; apaçik bir
Arapça lisan ile..." (es-Suara, 26/192–195) Kur'an-i
Kerim kalblerde ezberlenir, dillerle okunur ve mushaflara da
yazilir. Sani yüce Allah da söyle buyurmaktadir;
"Aksine o, ilim verilmis olanlarin
gögüslerinde (hifzedilmis) apaçik ayetlerdir." (el-Ankebut,
29/49); "Süphesiz o, oldukça serefli bir Kur'an'dir. Korunan bir
kitabtadir, ona ancak tam anlami ile temizlenmis kimseler el
sürebilir. O âlemlerin Rabbi tarafindan indirilmedir." (el-Vakia,
56/77–80)
Kur'an-i Kerim, Islam'in Peygamberi
Alemlere Rahmet Fahri Kainat server-i enbiya, Resulü Kibriya
Muhammed-ül Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem'in en büyük ve
ebedi mucizesidir. Semavi kitaplarin sonuncusudur. Bu kitap ne
neshedilir, ne degistirilir. Yüce Allah her türlü tahrif,
tebdil, fazlalik ya da eksiklige karsi onu dünyadan kaldiracagi
güne kadar -ki bu da kiyamet gününden az önce olacaktir-
korumayi üzerine almistir.
Iste yüce Allah söyle buyurmaktadir:
"Süphesiz Zikri biz indirdik ve onu
koruyacak olanlar da elbette bizleriz." (el-Hicr, 15/9) Ehl-i
sünnet ve'l-cemaat, Kur'an'dan bir harf inkâr eden yahut ona bir
harf ilave eden ya da eksilten kimsenin kâfir oldugunu kabul
ederler. Buna göre bizler Kur'an'in ayetlerinden her bir ayetin
Allah tarafindan indirilmis olduguna ve bizlere kat'î tevatür
yoluyla nakledile geldigine kesinlikle iman ederiz. Kur'an-i
Kerim, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e bir defada
indirilmedi. Olaylara göre yahut bazi sorulara cevap olmak üzere
ya da durumun geregine uygun olarak 23 yillik bir süre
içerisinde kisim kisim indirilmistir.
Kur'an-i Kerim 86'si Mekke'de, 27'si
Medine'de indirilmis, toplam 114 sure ihtiva eder. Mekke'de
indirilmis surelere Mekkî Sureler, Medine'de indirilmis surelere
Medeni Sureler adi verilir. Kur'an-i Kerim'de Mukatta' Harfler
diye bilinen harflerle baslamis 29 sure vardir. Kur'an-i Kerim,
Peygamber sallallahu aleyhi ve selem 'in döneminde, onun gözü
önünde yazilmistir. Çünkü ashab-i kiram'in en seçkinlerinden
vahiy katibligini yapan kimseler vardi. Bunlar Kur'an'in nazil
olan her bir bölümünü Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in
emri ile yazarlardi. Daha sonra Ebubekir -radiyallahu anh-
döneminde mushaf olarak bir araya toplandi. Osman -radiyallahu
anh- döneminde ise tek bir imla sekli üzere yazildi. Allah
onlarin hepsinden razi olsun.
Ehl-i sünnet ve'l-cemaat Kur'an'i ögretmeye,
ezberlemeye, okumaya, tefsir etmeye ve geregince amel etmeye çok
önem verirler. Yüce Allah söyle buyurmaktadir:
"Bu, ayetlerini düsünsünler, tam akil
sahipleri ögüt alsinlar diye sana indirdigimiz hayir ve bereketi
bol bir kitabdir. " (Sad, 38/29) Kur'an-i Kerim'i okuyarak yüce
Allah'a ibadet ederler. Çünkü Kur'an-i Kerim'in her bir harfinin
okunmasi karsiliginda Peygamber sallallahu aleyhi ve selem
Efendimizin su buyrugunda haber verdigi üzere bir hasene
verilir:
"Her kim Allah'in kitabindan bir harf
okuyacak olursa, o kimseye onun karsiliginda bir hasene vardir.
Hasene ise on misli ile karsilik görür. Ben size "elif, lam,
mim." bir harftir demiyorum. Elif bir harftir, lam bir harftir,
mim de bir harftir." (1)
Ehl-i sünnet ve'l-cemaat mücerred, kisisel
görüslere dayali olarak Kur'an'in tefsir edilmesini caiz kabul
etmezler. Çünkü böyle bir tutum Allah hakkinda bilgisizce söz
söylemek türündendir. Bunun yerine kendilerince kitab ve
sünnette sabit olmus nasslar geregince tefsir ederler. Bundan
sonra ashab'in görüsleri ile günümüze kadar onlara güzel bir
sekilde uyanlarin görüslerine basvururlar. Ayrica genel ser'î
ilkelerin çerçevesinde kalir, bu kurallarin disina çikmazlar.
Çünkü yüce Allah kendisi hakkinda bilgisizce söz söylenmesini su
buyrugunda haram kilmistir:
"...Ve o (seytan) Allah'a karsi
bilmediginiz seyleri söylemenizi emreder. " (el-Bakara, 2/169)
(1) el-Elbanî, Sahihu
Süneni't-Tirmizî.
|