Ehl-i sünnet ve'l-cemaat yüce Allah'in
kullarina müjdeciler ve uyaricilar olmak üzere, insanlari
hidayete iletmek ve karanliklardan çikartip, nur'a ulastirmak
için hak dine davet eden rasuller, peygamberler gönderdigine
kesinlikle inanirlar. Onlarin çagrilari toplumlari sirk ve
putperestlikten kurtarmak, çözülüs ve bozulustan arindirmak
içindi. Onlar risaletlerini teblig ettiler, üzerlerindeki
emaneti eksiksiz yerine getirdiler, ümmetlerine samimiyetle ögüt
verdiler. Allah yolunda geregi gibi cihad ettiler.
Dogruluklarina kesin delil teskil eden, apaçik göz kamastirici
mucizelerle (1) geldiler. Onlardan bir tanesini olsun inkâr
eden, yüce Allah'i ve bütün peygamberleri inkâr etmis olur.
Yüce Allah söyle buyurmaktadir: "Süphe
yok ki Allah 'i ve peygamberini inkâr ederek kâfir olanlar bir
de Allah'la peygamberlerinin arasini ayirmak isteyenler ve:
Kimine inaniriz, kimini inkâr ederiz diyenler, böylece bunun
arasinda bir yol tutmaya yeltenenler, iste onlar gerçek
kâfirlerin ta kendileridirler. Biz o kâfirlere alçaltici bir
azab hazirlamisizdir. Allah ve peygamberlerine iman edip,
onlardan birini digerinden ayirmayanlara ise ecirlerini
verecektir. Allah bagislayandir, çok merhamet edendir. "
(en-Nisa, 4/150–152)
Yüce Allah o serefli resulleri
göndermesindeki hikmeti de söylece açiklamaktadir;
"Müjdeleyici ve korkutucu, peygamberler
olarak (gönderdik) ki, insanlarin peygamberlerden sonra Allah'a
karsi bir bahaneleri olmasin. Allah Azizdir, Hâkimdir."
(en-Nisa, 4/165)
Yüce Allah, pek çok resul ve nebi
göndermistir. Bazilarinin adlarini Kitabi'nda yahut Peygamber
Muhammed-ül Mustafa sallallahu aleyhi ve selem vasitasiyla bize
bildirmis, bazilarininkini de bildirmemistir:
"Andolsun ki biz her ümmet arasinda:
Allah'a ibadet edin ve tagut'tan kaçinin diye bir peygamber
göndermisizdir. " (en-Nahl, 16/36)
Kur'an-i Kerim'de isimleri zikredilen 25
resul ve peygamber vardir. Bunlarin isimleri söyledir: Âdem,
Idris, Nuh, Hûd, Salih, Ibrahim, Lût, Ismail, Ishak, Ya'kub,
Yusuf, Eyyûb, Suayb, Musa, Harun, Zülkifl, Yunus, Davûd,
Süleyman, Ilyas, Elyesa', Zekeriya, Yahya, Isa ve Muhammed. Esbat
(Ya'kub -aleyhisselam-in ogullari)ni da toplu olarak sözkonusu
etmistir. Hepsine Allah'in salât ve selamlari olsun.
Yüce Allah söyle buyurmaktadir:
"Andolsun ki Biz, senden önce de
peygamberler gönderdik. Onlardan kiminin kissalarini sana
anlattik, kiminin de kissalarini sana anlatmadik..." (el-Mu'min,
40/78)
Yüce Allah kimi peygamber ve resulleri
digerlerine üstün kilmistir. Ümmet icma ile resullerin
nebilerden üstün oldugunu, bundan sonra da resullerin kendi
aralarinda fazilet farkinin bulundugunu, resul ve peygamberlerin
en faziletlilerinin ulu'l-azm diye bilinen Muhammed, Nuh,
Ibrahim, Musa ve Isa Allah'in sâlat ve selamlari hepsine olsun-
oldugunu kabul etmislerdir.
Ulu'l-azm diye bilinenlerin en faziletlileri
ise Islam'in peygamberi, peygamberlerin ve resullerin sonuncusu,
âlemlerin Rabbinin son elçisi Hazreti Muhammed-ül Mustafa -Allah'in
salâti, selami ona ve aile halkina olsun Sani yüce Allah da
söyle buyurmaktadir:
"Fakat o Allah'in Resulü ve
peygamberlerin sonuncusudur. " (el-Ahzab, 33/40)
Ehl-i sünnet ve'l-cemaat yüce Allah'in ismen
söz konusu ettiklerine de, isimlerini zikretmediklerine de,
ilkleri olan Adem -aleyhisselam-'dan itibaren, sonlari,
sonunculari, en faziletlileri olan Peygamberimiz Muhammed-ül
Mustafa sallallahu aleyhi ve selem'e kadar hepsine iman ederler.
Bütün resullere iman mücmel bir imandir. Peygamberimiz
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem'e ise tafsili bir iman ile
inanilir. Bu mü'minlerin onun getirmis oldugu hükümlerde etrafli
bir sekilde ona uymalarini gerektiren bir imandir. “Rasûlullah
Muhammed -sallahu aleyhi ve sellem:
Rasülullah'in künyesi Ebu'l-Kasim, adi
Muhammed'dir. Geriye dogru sirasiyla atalarinin adi söyledir:
Abdullah, Abdu'l-Muttalib, Hasim, Abdu Menaf, Kusayy, Kilab,
Murre, Ka'b, Luey, Galib, Fihr, Malik, Nadr, Kinane, Huzeyme,
Müdrike, Ilyas, Mudar, Nizar, Maad ve Adnan. Adnan, Allah'in
peygamberi Ibrahim el-Halil'in oglu. Ismail'in soyundan
gelir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- peygamberlerin
(ne-bi'lerin) ve rasüllerin sonuncusudur. Allah'in bütün
insanlara gönderdigi rasülüdür. O Allah'in bir kuludur, ona
ibadet edilmez. Yalanlanmasi asla sözkonusu olmayan bir rasüldür,
o bütün yaratilmislarin en hayirlisidir. En faziletlisi ve Allah
nezdinde en degerlileridir. Derecesi en yüksek, yüce Allah'a da
en yakin olanlaridir. O hak ve hidayet ile insanlara da,
cinlere de gönderilmis bir peygamberdir. Allah onu alemlere bir
rahmet olmak üzere göndermistir: "Biz seni ancak alemlere
bir rahmet olarak gönderdik." (el-Enbiya, 21/107) Ona
kitabini indirmis, dininin emini kilmis, risaletini teblig
etmekle görevlendirmistir. Bu risaleti teblig hususunda onu
yanilmaktan, hataya düsmekten korumustur. Yüce Allah söyle
buyurmaktadir: "O, kendi hevasindan bir söz söylemez. O
bildirilen bir vahiyden baskasi degildir." (en-Necm, 53/3-4)
Onun risaletine iman edip nübüvvetine sehadet
getirmedikçe, hiçbir kulun imani sahih olamaz. Ona itaat eden
cennete girer, ona karsi gelip isyan eden cehenneme girer. Yüce
Allah söyle buyurmaktadir: "Hayir, Rabbine andolsun ki
aralarinda çikan anlasmazliklarda seni hakem yapip sonra da
verdigin hükümden dolayi içlerinde hiçbir sikinti duymadan tam
bir teslimiyetle teslim olmadikça iman etmis olmazlar."
(en-Nisa, 4/65) Önceden herbir nebi (peygamber) özellikle
kendi kavmine gönderilirken Muhammed -sallallabu aleyhi ve
sellem- bütün insanliga peygamber olarak gönderilmistir. Yüce
Allah söyle buyurmaktadir: "Biz seni ancak bütün insanlar
için müjdeleyici ve korkutucu olarak gönderdik." (Sebe', 34/28)
Ehl-i sünnet ve'l-cemaat yüce Allah'in peygamberini
apaçik mucizelerle, göz kamastirici belgelerle desteklemis
olduguna da iman ederler: Bu mucizelerden biri ve en büyügü
ümmetlerin en fasahatlisi, en beligi ve söz söyleme gücü en
yüksek olanlarina karsi Allah'in kendisi ile meydan okudugu
Kur'an-i Kerîm'dir. Yüce Allah'in kendisi ile peygamberini
desteklemis oldugu Kur'an'dan sonraki en büyük mucizelerden biri
de Isra ve Miraç mucizesidir. Ehl-i sünnet, Peygamber -sallallahu
aleyhi ve sellem-'in uyaniklik halinde iken ruh ve bedeni ile
birlikte semaya yükseltildigine iman ederler. Bu ise Isra
gecesinde gerçeklesmisti. Geceleyin Mescid-i Haram'dan, Mescid-i
Aksa'ya götürüldügü Kur'an-i Kerîm'in nassi ile açikça
belirtilmistir. Yüce Allah söyle buyurmaktadir: "Kulunu geceleyin, Mescid-i Haram'dan çevresini mübarek
kildigimiz Mescid-i Aksa'ya götüren (Allah) münezzehtir. Ona
ayetlerimizden bazisini gösterelim diye. Süphesiz ki O isitendir,
görendir." (el-Isra, 17/1) Sonra Peygamber -sallallahu
aleyhi ve sellem- semaya yükseltilmistir. Yedinci semaya kadar
çikmis, daha sonra da bundan öteye, sani yüce Allah'in diledigi
yüksekliklere kadar çikmistir. Burasi yaninda Cennet-i Me'va'nin
bulundugu Sidre-i Münteha'dir. Sani yüce Allah ona verdigi
vahiyler ile onu taltif etti, onunla konustu. Gece ve gündüz
boyunca kilinacak bes vakit namazi ona emretti. Cennete girdi,
orayi gördü, cehennemi de gördü, melekleri de gördü. Cebrail'i
de yüce Allah'in yaratmis oldugu gerçek suretinde gördü.
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kalbi gördüklerini
yalanlamadi, aksine basgözüyle gördüklerinin hepsi gerçegin
kendisi idi. Bunlar Peygamber'e bir ta'zim, onu diger
peygamberlerden üstün bir serefe nail etmek ve makaminin
herkesin makaminin üstünde oldugunu açikça ortaya koymak için
olmustur. Sonra Beytu'l-Makdis'e indi ve diger peygamberlere
imam olarak namaz kildirdi. Daha sonra da tan yeri agarmadan
önce Mekke'ye geri döndü. (2) Yüce Allah da söyle
buyurmaktadir: "Andolsun ki onu diger bir inis(in)de
görmüstü. Sidretu'l-Münteha yaninda, Cennetu'l-Me'vâda onun
yanindadir. O vakit Sidre 'yi bürüyen bürüyordu. Göz baska yöne
kaymadi ve asmadi da. Andolsun ki Rabbinin büyük ayetlerinden
görmüstür." Cen-Necm, 53/13-18) Peygamber -sallallahu
aleyhi ve sellem-'in diger bazi mucizeleri: Yüce Allah'in
peygamberine nubuvvetinin bir delili olmak üzere vermis oldugu
oldukça büyük mucizelerden birisi, Insikak-i Kamer (ay'in
yarilmasi) mucizesidir. Bu, müsrikler kendisinden bir mucize
istemeleri üzerine Mekke'de gerçeklesmisti. Yemegin
çogaltilmasi. Bu da Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in
defalarca gösterdigi bir mucizedir. Suyu çogaltmak ve
parmaklari arasindan suyun fiskirmasi, yemegin tesbih etmesi.
Bunlar da Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in çokça
görülen mucizelerindendir. Hastalari iyilestirmek ve bazi
ashab'in maddî herhangi bir ilaç olmaksizin onun eli ile sifaya
kavusmalari. Hayvanlarin ona karsi edebli ve saygili
davranmalari, agaçlarin ona boyun egmeleri, taslarin ona selam
vermeleri.
Peygambere hainlik eden ve ona karsi inatlasan bazi
kimselerden acilen intikam alinmasi.
Gaybî hususlari haber verdigi gibi, kendisinden uzak yerlerde
meydana gelmis birtakim olaylari aninda haber vermesi, henüz
meydana gelmis birtakim olaylari bildirmesi, daha sonradan da
onun haber verdigi sekilde bu olaylarin gerçeklesmesi. Genel
olarak duasinin kabul edilmesi. Yüce Allah'in onu korumasi ve
düsmanlarinin kendisine zarar vermesini önlemesi. Ebu Hureyre -radiyallahu
anh-'den söyle dedigi rivayet edilmistir: Ebu Cehil: Muhammed
sizin aranizda yüzünü topraga koyuyor (secde ediyor) mu? diye
sordu. Ona: Evet, denilince, söyle dedi: Lat ve Uzza'ya yemin
ederim, eger onun böyle yaptigini görecek olursam, hiç süphesiz
ya onun boynuna basarim yahut onun yüzünü topraga bularim.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in namaz kildigi bir
sirada o da çikageldi, onun boynuna basmak istedi ise de onun
aniden elleriyle kendisini korumaya çalisarak, arkasini dönüp
kaçmakta oldugunu gördüler. Ona: Sana ne oluyor? diye
sorduklarinda, su cevabi verdi: Benimle onun arasinda içi ates
dolu bir hendek ile çok dehsetli seyler ve kanatlar vardi. Bunun
üzerine Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- söyle buyurdu:
"Eger bana yaklasmis olsaydi, melekler onu parça parça
alirlardi." (Müslim.)
(1) Mucize, yüce Allah'in peygamber vasitasi ile iddiasina uygun
olarak ve onu tasdik etmek üzere ortaya çikardigi olaganüstü bir
istir. Mucizenin meydana gelmesi imkan çerçevesindedir. Çünkü
sebebleri de, sonuçlari da yaratan Allah, onlarin düzenini
bozmaya da kadirdir ve bunun sonucunda sonuçlar daha önceki
sebeblere boyun egmeyebilir. Hiçbir sinir tanimayan yüce
Allah'in kudretine göre bunda hayret edilecek ve garib kaçacak
bir taraf yoktur. Çünkü o diledigini göz açip kapatmaktan da
daha büyük bir hizla yapandir. Yüce Allah söyle buyurmaktadir:
"O bir seyi diledi mi ona emri sadece ol demesidir, o da
oluverir. " (Yasîn, 36/82) (2) Buharî ve Müslim'de ve diger
sünen ve müsned hadis kitablarinda bu mübarek gecede meydana
gelmis olaylarin tafsilatina dair bilgiler yer almaktadir.
Bunlarin disindaki kitaplarda zikredilen Isra ve Miraç
hakkindaki bilgileri dikkatle okumak gerekir. Çünkü bu konuda
birçok asli olmayan, yalan-yalis kissalar anlatilmaktadir.
Kitaplarımız
Mevlana'nın İrşadı
Mevlana ve tasavvuf ile ilgili bilgi içermektedir.
Kitap ve Belgesel CD'si
Beklenen Kitap ve Abdullahbaba (KS) Hazretlerinin hayatini anlatan
Belgesel CD'miz çikmistir.